PsikolojiDikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

23 Mart 2020
https://www.ofisegitim.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozukugu.jpg

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tüm sebepleri bilinmemekle beraber kalıtım, doğumda oluşan komplikasyonlar, çevresel faktörler, hamilelikte annenin belli toksik maddelere maruz kalması DEHB’nin başlıca sebeplerindendir.

Binnur Yeter

Genel olarak hiperaktivite bozukluğu olarak adlandırılan DEHB aslında hiperaktiviteden başka bileşenleri de içerir. Tam adı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan DEHB bir nöro-davranışsal bozukluktur ve temelde üç semptomu vardır: dikkat eksikliği, dürtüsellik ve hiperaktivite. Üç semptomdan biri genellikle ağır basar ve belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. DEHB kişinin özdenetim ve yürütücü işlevlerini ciddi şekilde etkiler. Bu iki etmenin gerektiği gibi işleyememesi kişinin günlük hayatında aksamalara sebep olur.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tüm sebepleri bilinmemekle beraber kalıtım, doğumda oluşan komplikasyonlar, çevresel faktörler, hamilelikte annenin belli toksik maddelere maruz kalması DEHB’nin başlıca sebeplerindendir. Yapılan araştırmalara göre kalıtım DEHB’nin en büyük sebeplerinden biri. Bunun yanında, Türkiye’de dokuz yaşındaki DEHB bozukluğuna sahip çocuklarla yapılan bir araştırma, DEHB tanısına sahip çocukların ebeveynlerinde DEHB semptomlarının DEHB’e sahip olmayan çocukların ebeveynlerine göre daha fazla olduğu görülmüştür (Aydın H., 2006).

Genel olarak DEHB tanılı öğrenciler yaşıtlarına oranla zeka testlerinde daha düşük performans sergilemektedirler. Fakat aradaki fark oldukça düşüktür. DEHB tanılı öğrencilerin akademik başarılarının daha düşük olmasının bir nedeni DEHB’ye sahip çocukların yürütücü işlevlerinin normal gelişime sahip çocuklara kıyasla daha kısıtlı çalışmasıdır. Yürütücü işlevler beynin frontal lob kısmında işlenir. Bir işe odaklanmadan öz denetime, karar vermekten uygun olmayan bir davranışın ketlenmesine, gelecekle alakalı planlama yapmaya kadar günlük hayatı etkileyen pek çok eylem frontal lob’da gerçekleşen yürütücü işlevlerle alakalıdır. (Chayer& Freedman, 2001; Özen&Rezaki,2007; Taşçılar& Cinan, 2014; Akalın& Sezgin, 2019)

Eğer hiçbir müdahalede (terapi ya da ilaç tedavisi) bulunulmadıysa DEHB tanısına sahip öğrencilerin sınıfta diğer akranları gibi oturup dersi dinlemesi beklenemez. Bu tanıya sahip öğrenciler genelde sınıfta yerinde duramaz ve dersin genel işleyişini engelleyebilirler. Sınıflarında yerinde duramayan ve dikkatini bir konuda toplayamayan öğrenciler, eğer bu semptomlar yoğun bir şekilde uzun süredir devam ediyorsa rehberlik servisine yönlendirilmelidir. Rehberlik servisi de eğer DEHB’den şüpheleniyorsa öğrenciyi bir psikiyatra yönlendirmelidir. DEHB tanılı öğrenciler kaynaştırma öğrencisi kapsamına girer. Bu kapsam sayesinde öğrenciler bazı haklar elde eder ve akranlarıyla birlikte eğitimine devam eder. Bu nedenle eğer öğretmenler sınıflarında böyle bir öğrenci varsa sadece “yaramaz” deyip geçiştirmemelidirler.

Öğretmenlerin ve rehberlik servisinin yapması gerekenler yönlendirme yapmakla sınırlı değildir. Eğer bir eğitmenin sınıfında DEHB tanılı bir öğrenci varsa eğitmen, dersin etkili işlenmesi için birtakım uygulamalarda bulunabilir. Bu uygulamalar hem DEHB’li öğrencinin derse tutunmasını hem de genel olarak derslerin etkin bir şekilde işlenmesini sağlar.

Öncelikle sınıfta uyulacak belli başlı kurallar belirlenmelidir. Bu kurallar dönemin başındaki derslerden birinde sınıfça belirlenirse hem dönem başlangıcı için güzel bir aktivite olur hem de kuralların, yine bu kurallara uyacak olan öğrenciler tarafından belirlenmesi kurallara uyma oranını arttırabilir.

DEHB tanılı öğrenciyle iletişim kurarken soyut kelimeler kullanmaktan ziyade somut kelimeler kullanılmalıdır. Örneğin, “yaramazlık yapma” yerine öğretmenin bunu söylemesine sebep olan davranış için öğrenciyi uyarmak daha yararlı olacaktır. Yine aynı şekilde öğrenciyi bir konuda takdir ederken öğrenciyi övmek yerine övgüye sebep olan davranış üzerinden gidilmelidir. Mesela, öğrenci bir ödevinde başarılı olduysa öğrencinin direkt olarak kendisini övmektense yapılan ödevdeki başarılı noktaları vurgulamak faydalı olabilir.

Eğer sınıf ve işlenecek ders uygunsa sınıfın oturma düzeninin değiştirilmesi DEHB tanılı öğrencilerin derse katılımı arttırılabilir. Kümeler halinde oturma, sıraların U şeklinde dizilimi sadece DEHB’li öğrencilerin değil, diğer öğrencilerin de aktif katılımını sağlayabilir.

Eğitim kurumlarının yanı sıra DEHB’de ailenin de bu sorunla başa çıkmada önemli etkisi vardır. Bazı durumlarda DEHB’li bir çocuk aile için oldukça zorlayıcı olabilir. Yapılan bir araştırma, okul çağındaki DEHB’li öğrencilerin annelerinin diğer annelere nazaran daha fazla depresyon, anksiyete gibi sorunlar yaşadığını göstermiştir (Lesesne ve ark.). Hal böyleyken eğer ebeveynler çocuklarına gereken ilgiyi gösteremezlerse bunun nedeni DEHB’nin ebeveynleri de olumsuz etkilemesi olabilir. Bu nedenle ebeveynler kendilerinde bu tür belirtiler gördüklerinde profesyonel yardım almaktan çekinmemelidirler.

Kısaca özetleyecek olursak dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hem kalıtımsal hem de çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. DEHB tanılı bir öğrenci günlük hayatta ve özellikle okulda bazı zorluklar yaşayabilir. Fakat doğru müdahale ve öğrencinin çevresinin (aile, okul, psikolojik destek) iş birliğiyle DEHB büyük çoğunlukla kontrol altına alınır.

KAYNAKLAR

  • Akalın, B., Sezgin, E. (2019). Çocuklarda Yönetici İşlevin (EF) Gelişimi.  Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Alanında Yenilikçi Yaklaşımlar
  • Aydın, H., Diler R.S., Yurdagül E., Uğuz P., Peydaoğlu, G. (2006). DEHB Tanılı Çocukların Ebeveynlerinde DEHB Oranı. Klinik Psikiyatri (9),70-74
  • Lesesne, C.A., Visser, S.N., White, C.P. (2003) Attentiondeficit/hyperactivity disorder in school-aged children: association with maternal mental health and use of health care resources. Pediatrics; 111:1232-1237.
  • Nelson, R.W., Israel, A. C. (2015) Abnormal Child and Adolescent Psychology with DSM-V Updates (8th ed.): United States
  • Rief, S. F. (2016). How to reach and teach children and teens with ADD/ADHD. New York: John Wiley & Sons, Incorporated.
  • Thapar, A., Cooper, M., Eyre, O., & Langley, K. (2013). Practitioner review: What have we learnt about the causes of ADHD? Journal of Child Psychology and Psychiatry, 54(1), 3-16. doi:10.1111/j.1469-7610.2012.02611.x
İletişim
Kalenderhane Mah. 16 Mart Şehitleri Cad. No.:7 Fatih / İSTANBUL
0531 554 47 66
Haftanın 6 Günü 10:00 - 18:00
Ofis, Cuma Günleri Tatil!
Bülten Üyeliği
X